dalmak

-ar -e
1. 跳进, 进入, 投入; 冲入: denize \dalmak 跳入海中 odaya \dalmak 一头钻进房间 bahçeye \dalmak 一头钻进花园 Balta girmemiş ormanlara dalan seyyahlar kısa zamanda yollarını kaybetmişlerdi. 进入原始森林的旅行者很快就迷了路。Dışarıdan içeriye ellerinde yalın kasaturalarla polisler daldı. 手里拿着刺刀的警察们从外面冲了进去。
2. 溜进, 混入, 潜入: Biletsiz sinemaya dalıvermiş. 他没买票混进去看电影了。
3. 转́ 埋头于, 全身心投入, 全神贯注于, 专心致志于; 沉溺于: düşünceye \dalmak 沉思 kitaba \dalmak 埋头看书 işe \dalmak 埋头工作 eğlenceye \dalmak 沉溺于玩乐
4. (病人)失去知觉, 昏迷: Hasta yine daldı. 病人又昏过去了。
5. 入睡: öğle uykusuna \dalmak 午睡 Biraz dalmışım. 我好像睡着了一会儿。
6. (跤手在比赛中)突然下沉袭击对手小腿
◇ dala çıka 好不容易地 dalıp çıkmak 1) 在(江河湖海)水中沉浮, 在水中时隐时现 2) 在(江河湖海)水中稍事停留 3) 到处走: Nerede bulunduğu belli olmaz, her yere dalar çıkar. 他到处走, 谁知道他现在在哪儿。dalıp (dalıp) gitmek 沉思, 埋头于, 沉溺于, 心神恍惚: Son zamanlarda dalıp dalıp gidiyor, bir derdi olmalı. 最近他心神恍惚, 肯定有什么麻烦事。dalıp kalmak 发呆, 发愣

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • dalmak — e, ar 1) Suyun içine bütün vücuduyla ve hızla girmek Oğlanlar denize dalıp tekneyi sağdan soldan, arkadan önden itmeyi denediler. H. Taner 2) nsz Bir yerin içine girmek İkisi uçar gibi kapısında koca bir telefon çanı asılı dükkândan içeri… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dalmak — böcek sokması …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • tefekküre dalmak — derin düşünmek, düşünceye dalmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • uykuya dalmak — uyumaya başlamak ... bir an evvel eve yetişmek ve esvaplarını çıkarmadan yüzükoyun yere atılıp rüyasız bir uykuya dalmak istiyordu. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • derin uykuya dalmak — rahat, derin bir biçimde uyumak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ebedî uykuya dalmak — ölmek Bu mezarda iki harp ve aile kahramanı ebedî uykusuna dalmıştı. A. Gündüz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • esrara dalmak — sırlara gömülmek Sular büsbütün kararınca Boğaz ın hayatı da büsbütün esrara dalar. A. Ş. Hisar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gaflet uykusuna dalmak (veya yatmak) — dalgınlıktan ileri gelen uyuşukluk içinde olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hülyaya dalmak — hayal kurmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • seyre dalmak — bir şeye kendini vererek bakmak Sanki Rumeli baştan başa bir arena idi ve Avrupa siyaset adamları da birer Roma imparatoru gibi mermerden localarına kurulmuşlar, oradaki olumlu güreşleri seyre dalmışlardı. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • âleme dalmak — 1) çevre ile ilgisini kesip iç dünyasına kapanmak Hayalperest kendi âlemine dalmışken uyanmasına imkân yoktur. S. F. Abasıyanık 2) eğlenceye, zevküsefaya kapılmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.